Eyvah Mezun Oluyorum-2

career-advice

Evet. Şimdi mezun olup hayatın soğuk sularına adım atıyoruz. Hayatın soğuk suları, rüzgâra göre kimi zaman azgın dalgalara, kimi zaman sütliman denizlere ulaştırıyor insanı. Kişisel maceramda benim için vazgeçilmez ve o ölçüde kurtarıcı olan, etrafımdaki insanları da başarıya ve mutluluğa götürdüğünü gözlediğim üç şeyden bahsedeceğim bu yazımda. Belki böylece ümit ederim ki bu kritik dönemdeki yükünüzü hafifletmenize yardımcı olmuş olurum.

Bunlardan ilki, hiç bir şartta kendini ihmal etmemek.

Kafka’nın bir sözü var: Sen bir ödevsin, ortada talibin yok. Yani seni geliştirecek, olgun, başarılı, mutlu kılacak çabayı senden başkası gösteremez. Bu çabayı eksiltmen, kendini gerçekleştirmede ve kendine özende tembellik göstermen senin kendine ihanetindir. Bütün ilgilerinizin ve çabanızın işe ve kariyere yönelik olması da gerekmez. Başarı hikayelerinin pek çoğunda farklı ilgi dönemleri ve bunların hayatlarındaki mühim yeri anlatılır. Mesela Steve Jobs, bir dönem kaligrafi ile ilgilendiğini ve bunun Macintosh yazı fontlarında ne kadar işe yaradığından bahseder. Psikoloji okurken aldığım felsefe derslerinin ve yaptığım okumaların iş hayatında ve hatta özel hayatımda, meselelere dar kalıplarla değil de, üstten, genel bir bakış ile bakabilmeyi bana kazandırdığını düşünürüm hep.

Başarılı ve mutlu olmanın bir diğer vazgeçilmezi, aslında ilk maddenin de bir yansıması: hayatta yalnız olmadığını bilmek.

Senin kendin için çabalayacak yaşa gelmen neredeyse yirmi yılı buluyor. Doğadaki canlılar içinde başlangıçta korunmaya en çok muhtaç olanın insan yavrusu olduğu söylenir. Bunu bize parayla alınamayacak bir kalitede sunan ilahi bir tasarım var. Kültürümüzde, geleneğimizde bize sürekli anne ve babaya hürmetin tavsiye edilmesi boşuna değil. Anne sütü gibi, onlardan aldığınız her değer isteseniz de, istemeseniz de bütün hayatınız boyunca gittiğiniz her yere sizinle gelecek. Psikoloji bilimi söylüyor bunu. Anne ve babayla kurulan ilişkilerin diğer tüm ilişkiler için temel bir form olduğu dile getiriliyor. Orayı ihmal ederek, başka ilişkilerde başarılı olmak mümkün değil, iş ilişkisi bile olsa. Bilinci oluşturan şey hafızadır. Kişisel tarihimize ve hafızamıza sahip çıkmaksızın kendimizin bilincinde, yani farkında olmamız mümkün olmaz. Nereye giderseniz ailenizin ve sevdiklerinizin yani değerlerinizin sizinle olduğunu bilin. Bunun vereceği aidiyet duygusunun yeri hiçbir şeyle doldurulamıyor ve bu eksikliğin modern metropollerin yalnız bireylerinin en büyük sorunlarından biri olduğu söyleniyor.

Mimar Sinan bunu pergel meteforu ile anlatıyor. Pergel’in iki ayağı birden yerden kesilirse işe yaramaz, mutlaka bir ayağının yere sabitlenmesi lazım ki öteki alabildiğince açılsın ve çalışsın. Mimar Sinan, beni sabit kılan şey Osmanlı değerlerim diyor. Öylece sağlam bastım ve pergelin öteki ucunu açarak tüm imparatorluk coğrafyasını gönlüme göre donattım diyor. Ailemizle, kültür ve tarihimizle olan bağımızı kestiğimizde bizden geriye hiç bir şey kalmaz.

Üçüncü ve son konu ise sevdiğiniz işi yapmanız.

Başarıyı ve mutluluğu birlikte kullandım dikkat ettiyseniz. Bunun benim işime olan sevgimden kaynaklandığını düşünebilirsiniz. Evet, işimi seviyorum ve bu sevginin başarı-mutluluk çiftini birlikte getirdiğini düşünüyorum. Sabah uyanınca sevdiğin bir işe gidecek olmak bütün hayata yayılan bir mutluluk olabilir ve sevdiğin bir işi yapıyor olmak da başarının olmazsa olmazı zaten. Bunun için sizin de biraz farkındalığınızı artırmanız, seçici olmanız ve gerçekte ne istediğiniz üzerine kafa yormanız gerekiyor. Bu biraz neyi tercih ettiğinizle de alakalı. Tercihlerimizin farkına varmalıyız. Mesela denilir ki iş hayatında çalışanları motive eden beş unsur vardır:

Ne yaptığınız, yani içerik motivasyonu.
Bu işi kimlerle yaptığınız, yani sosyal motivasyon.
Yaptığınız işin sizi ne kadar geliştirdiği, yani gelişim motivasyonu.
Ne kadar para kazandığınız, yani finansal motivasyon.
Yaptığınız işin size ne anlam kattığı, yani kimlik motivasyonu.
Benim tecrübem şudur ki ne iş yapmak istediğinizi doğru seçtikten sonra önceliği gelişim ve kimlik motivasyonuna vermeniz çok önemli. Zira kendini gerçekleştirmek insanın en yüksek motivasyonudur ve insanoğlu olarak anlamlı işler yaptığını düşünmek en acil ihtiyacımızdır.

Hepinizin kendinizi ve değerlerinizi keşfetmenizi ve sahiplenmenizi, başarı hikâyeleri yazdıracak güzel işleri gerçekleştirmenizi ve mutlu, başarılı ve anlamlı bir hayat sürmenizi dilerim.

Mutlu haftalar!

Leave a Comment